Ahmet Kaya, "bölücülük propagandası yapmak" ve "terör örgütüne yardım ve yataklık etmek" suçlarından 13,5 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyleyargılanıyordu. Kaya, Berlin'deki bir konser sırasında yaptığı konuşma nedeniyle de "Yasadışı terör örgütüne yardım ve yataklık etmek" suçundan İstanbul DGM'ce 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Haziran 99'dan bu yana Paris'te yaşayan Ahmet Kaya'nın kayınbiraderi Yusuf Hayaloğlu, aileden gelen ırsi bir kalp rahatsızlığı bulunduğunu belirterek, "Kendisi bu konuda tedirgindi. Ama ciddi bir teşhis konulmamıştı. Sömestr tatili nedeniyle çocuğu ve kız kardeşi yanındaydı. Sabah rahatsızlandı. Tuvalete gitmek isterken sofada düşüp kaldı." dedi.
'Şarkılarımın yolunda yürüyorum'
Ahmet Kaya son röportajını gazetemize vermişti. 9 Şubat'ta yayınlanan söyleşide sanatçı 'gurbette sürgün olmanın acısıyla konuştuğunu' belirterek şunları söylemişti: ...Başta 'Başım Belada' olmak üzere, ben, yazılmış şarkıların yolunu yürüyorum. Hiçbir şarkı, şiir, hiçbir kültür yurtsuz olamaz. İnsanlık ve onun ürettiği değerler bu kadar pervasızca ve hovardaca yağmalanamaz. Hiçbir ülkede saatler bu kadar kedere ve hüzüne ayarlanamaz. Dağların acısı olur; ama acının bu kadar büyük dağları olamaz. Bunlar bana ve şarkılarıma hayat veren ve inadına bağlı olduğum şeyler.... Ben bir suç işlemedim; ama her insan gibi hatalarım var. Üslupta bir yanlışlık yapmış olabilirim. Ne yapayım yani mizacım sert, yanlış anlaşılıyorum; ama art niyetsiz bir yüreğim var, kimseye benden bir kötülük gelmez. Eğer zaman zaman isyan ediyorsam bu haksızlıklara karşı dayanamıyor oluşumdan kaynaklanıyor; yoksa hiç kimseyi üzmek istemem. Ülkemin insanlarının daha mutlu, özgür, barış içinde yaşamasından başka hiçbir derdim yok. Fakat ülkemdeki haksızlıklar beni üzüyor ve sert mizaçlı yapıyor. Sonra da ne desem ters anlaşılıyor. Barış diyorum 'savaş' anlıyorlar, 'demokrasi' diyorum 'faşizm' gibi algılıyorlar, ülkemi sevdiğimi söylüyorum 'vatan haini' diyorlar. Bildiğim bir şey var ki; yüreğim ve beynim büyüdükçe sicilim bozuluyor; ama ıssız bir insanlık anlıyor beni...
17.11.2000 / Zaman